ABD'nin Suriye'deki Askeri Varlığı ve Olası Çekilme
Washington, Suriye'deki Amerikan askerlerinin tamamen geri çekilmesini değerlendiriyor. Bu karar, DAEŞ'in yeniden güçlenmesinin önlenmesi ve Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) destek sağlanması hedefleri doğrultusunda şekilleniyor.
Wall Street Journal'a göre, ülkede yaklaşık bin asker bulunuyor ve Washington'un muhtemel çekilme kararı, YPG/SDG ile değişen sahadaki dengeler ve bölgedeki güvenlik durumu ile doğrudan bağlantılı.
Güvenlik Durumundaki Gelişmeler
Son günlerde Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında gerilimler ve çatışmalar yaşandığı bildiriliyor. Suriye hükümet güçlerinin kuzey ve doğu bölgelerde ilerleyerek petrol tesisleri ve bazı askeri noktaları ele geçirdiği; ayrıca DAEŞ mahkûmlarının güvenliğiyle ilgili endişeler nedeniyle bazı tutukluların Irak’a gönderilmeye başlandığı belirtiliyor.
Wall Street Journal, yönetimde böyle bir değerlendirme yapıldığını aktarsa da, diğer haber ajansları bu bilgiyi bağımsız olarak doğrulayamadıklarını duyurdu.
Pentagon Açıklamaları
Pentagon, 20 Aralık 2024 tarihinde Suriye'deki Amerikan askeri sayısının daha önce bildirilenin iki katı olduğunu açıkladı. Pentagon Sözcüsü Tümgeneral Pat Ryder, Suriye'deki asker sayısının 900 değil, 2000 olduğunu ifade etti.
Resmi olmayan kaynaklara göre, Suriye'nin kuzeyinde, Türk sınırına uzak bölgeler dahil olmak üzere Haseke gibi 5 farklı noktada ABD üslerinin bulunduğu belirtilirken, güneyde de en az 4 noktada Amerikan askeri varlığının bulunduğu tahmin ediliyor. Bu askeri varlık, uzun süre askeri eğitim sağladı ve malzeme desteği trafiğini yönetti.
YPG ile İlişkiler ve ABD Desteği
Amerikan ordusunun Suriye'deki askeri varlığı, YPG ile ilişkiler çerçevesinde gelişti. YPG, 2012 yılında PKK'nın talimatıyla Rojava'da kuruldu. Ancak örgütün adının duyulması, 2014-2015 yıllarında DAEŞ’in Suriye ve Irak'taki hakimiyetiyle birlikte oldu.
ABD ile irtibat kuran YPG, Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) tercih ettiği yerel ortak olarak DAEŞ ile mücadelenin parçası haline geldi. YPG’ye silah desteği verilmesi kararı, Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde 2017'de imzalandı ve bu karar sonrası önemli miktarda zırhlı araç ve ağır silah Suriye'ye gönderildi.
Ayrıca, ABD YPG’ye siyasi tanınma yollarını da açtı. YPG'nin PKK’dan ayrı bir yapı olduğu algısını yaratmak için adının Suriye Demokratik Güçleri (SDG) olarak değiştirilmesi de ABD'nin isteğiyle gerçekleşti.
Türkiye'nin Tepkileri ve İlişkilerin Değişimi
Türkiye’nin tüm itirazlarına rağmen YPG ile ortaklığı “taktiksel ve geçici” olarak tanımlayan ABD, bu birlikteliğine devam etti. Ancak 20 Ocak itibariyle ABD Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın kapsamlı açıklamasıyla bu ilişkiden çıkıldığı ifade edildi.
Barrack, "Bugün, durum temelden değişmiştir. Suriye artık, DAEŞ’i yenmek için Küresel Koalisyon'a katılan, batıya yöneldiğini ve terörle mücadelede ABD ile işbirliği yapacağını gösteren, tanınmış bir merkezi hükümete sahiptir. Bu durum, ABD-SDG ortaklığının gerekçesini değiştirmiştir. Şam artık DAEŞ’in gözaltı tesisleri ve kamplarının kontrolü de dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye istekli ve hazır olduğundan, SDG'nin sahadaki başlıca DAEŞ karşıtı güç olma amacı büyük ölçüde sona ermiştir" şeklinde açıklamada bulundu.