Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

31 Ocak 2026 Cumartesi İstanbul 4°C

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

Dört Tekerlekli Akıllı Telefonlar: Yeni Bir Araç Türü Mü?

E
Yazar Medya
5 dk okuma 142 okunma Yayınlanma: 26 Ocak 2026 11:08 Güncelleme: 31 Ocak 2026 15:55
Dört Tekerlekli Akıllı Telefonlar: Yeni Bir Araç Türü Mü?
Dört Tekerlekli Akıllı Telefonlar: Yeni Bir Araç Türü Mü? Foto: Yazar Medya

Yeni Kuşağın Araç Beklentileri ve Dijital Dönüşüm

İnsanların doğum yıllarına göre X, Y ya da Z kuşağı olarak sınıflandırılmasına karşıyım. Doğum tarihine dayalı tanımlamalar, kişiselleştirilmiş yapay zeka çağında oldukça yetersiz kalıyor. 1995-2012 yılları arasında doğan dijital yerli nesil, değerlerini, davranış biçimlerini ve kimliklerini dijital çağın etkisiyle şekillendiren bir grup oluşturuyor.

Bu nesil, yaşamın her alanında sorunsuz bir teknoloji entegrasyonu talep ediyor. Onlar, modem kablosuyla tanışmadan ağa bağlanıyor, otomobilin mekanik aksamı ya da bilgisayar toplama ile ilgili herhangi bir sorunu bulunmuyor. Her şeyi yazılım güncellemeleri aracılığıyla keşfediyorlar. Hatta buzdolabı aldıklarında bile bağlı olmasını tercih ediyorlar; araç alırken ise bu beklenti çok daha yüksek. Araştırmalar, sürekli güncelleme bekleyen bu kuşağın %69'unun 'bağlı araç' terimini bildiğini gösteriyor, oysa önceki nesillerde bu oran yalnızca %39.

Dijital yerli nesil, yapay zeka ajanlarının ihtiyaçlarına en uygun aracı bulup önermesini isteyen %79'luk bir oranla dikkat çekiyor.

Otomobiller Artık Akıllı Arkadaşlar

Otomobilden beklentilerde köklü bir değişim yaşanıyor. Geçmişte bir araç sadece A noktasından B noktasına ulaşmamızı sağlayan bir makineyken, günümüzde telefonla iletişim kurabilen, sürekli güncellemeler alan ve kişiye özel deneyimler sunan bir platform haline geldi. Bu dönüşümü en çok hisseden yeni nesil, sürekli güncelleme talep eden ve "bana göre olanı yok mu?" sorusunu soran kuşak. Togg'un doğuştan "akıllı cihaz" tanımı, bu durumun arkasındaki sebebi daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Otomotiv sektörü dirense de, 250 milyon uyumlu araçla Android Auto neredeyse tüm yeni araçlarda destekleniyor. Araçlar artık basit makineler olmaktan çıkıp akıllı arkadaşlara dönüşüyor.

Günümüz araçları, programlarınızla senkronize olabiliyor, en sevdiğiniz çalma listelerini otomatik olarak açabiliyor ve varış noktanıza en hızlı rotayı belirleyebiliyor. Tüm bunlar manuel giriş gerektirmeden gerçekleştiriliyor. Ofis ve ev arasında üçüncü yaşam alanı konsepti gerçeğe dönüşüyor. Kabin içinde eğlence, oyun veya verimlilik uygulamaları güvenli bir şekilde sunuluyor. Hyundai'nin dijital anahtarı, akıllı telefonunuzu araç anahtarına dönüştürüyor; böylece telefon cebinizdeyken araca yaklaşarak kilidi kolayca açabiliyor ve aile veya arkadaşlarla erişim paylaşabiliyorsunuz.

Bağlı araçlar, sahiplerine akıllı telefon veya diğer bağlı cihazlar aracılığıyla her yerden erişim ve kontrol imkanı sağlıyor.

Uzaktan Erişim ve Akıllı Araçlar

Bağlı araçlar, kullanıcılarının akıllı telefon veya diğer bağlı cihazlar kullanarak araçlarına her yerden erişim ve kontrol sağlamasına olanak tanıyor. Uzaktan motor çalıştırma, kapı kilitleme ve açma, araç teşhisi ve konum izleme gibi özellikler sunuluyor. Günümüz bağlı araçları yalnızca taşıma işlevi görmüyor, aynı zamanda motor sağlığını izliyor, konum paylaşıyor, kablosuz güncellemeler uyguluyor ve gerçek zamanlı uyarılar gönderiyor.

Sürekli güncelleme bekleyen kuşağın %75'i gelişmiş araç içi teknoloji, yani Bluetooth, bilgi-eğlence sistemleri ve güvenlik özellikleri talep ediyor. Yapay zeka destekli araçlar, satın alma kararlarının %44'ünü etkiliyor ve %50'si anlaşma yapısı hakkında satış elemanlarından ziyade yapay zekaya güveniyor.

Araç Sahipliği ve Kullanım Alışkanlıkları

İlginç bir durum söz konusu; sürekli güncelleme bekleyen kuşağın %68'i kişisel araç sahipliğinin değerli olduğunu düşünüyor, bu oran önceki nesillerin %90'ına kıyasla oldukça düşük. Ancak bu, araçların önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Araçlar bu kuşak için farklı şekillerde önemli hale geliyor. Bu kuşağın araç kullanım sıklığı da artış gösteriyor. Haftalık veya daha sık kullanım oranı 2024'te %62'den 2025'te %66'ya yükseliyor ve katılımcıların %52'si bu yıl araçlarını geçen yıldan daha fazla kullandıklarını ifade ediyor. Aynı zamanda toplu taşıma, araç paylaşım hizmetleri ve kiralama araçlarını kullanma eğilimleri de diğer nesillerden çok daha yüksek. Yani çoklu mobilite yaklaşımını benimsiyorlar.

Otonom araçları deneyimleyenlerin %92'si, bu deneyimin aynı veya daha iyi olduğunu belirtiyor; bu da teknolojinin güvenilirliğini artırıyor.

Dijital Altyapı ve Türk Telekom'un Rolü

Türk Telekom, otomotiv dönüşümünde iki koldan ilerliyor. E4 Şarj altyapısı ve Fiber Mobilite teknolojisi ile otomobillerin "tekerlekli bilgisayarlara" dönüşümünde kritik bir rol üstleniyor. Otomobil sektöründeki dijital dönüşüm, yalnızca araç üreticilerini değil, aynı zamanda altyapı sağlayıcılarını da harekete geçirmiş durumda. Türk Telekom, enerji ve veri altyapısı sunarak sektörde stratejik bir konum elde etti. TT Ventures tarafından hayata geçirilen E4 Şarj, elektrikli araç şarj istasyonu ve çözümleri sunan bir marka olarak faaliyet göstermeye başladı. Türk Telekom, TT Ventures ile Türkiye'deki otomotiv sektöründeki elektrifikasyon dönüşümünü desteklemek amacıyla E4 Şarj projesini 2023 yılında hayata geçirdi. Proje çerçevesinde İstanbul Anadolu, İstanbul Avrupa, Ankara, İzmir ve Bursa'da istasyon kurulumları tamamlandı.

Elektrikli araç kullanıcılarına güvenli, çevre dostu ve jeneratörlerle beslenen kesintisiz bir şarj hizmeti sunmayı hedefleyen E4 Şarj, şarj istasyonlarındaki yüksek hızlı ünitelerinin yerli üretim olduğunu da vurguladı. E4 Şarj, bireysel ve ticari kullanıcılar için geleceğe yönelik çözümler sunuyor; yalnızca şarj istasyonu hizmetleri sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda konut ve ticari kullanım için çeşitli elektrikli araç şarj çözümleri de sunuyor.

Fiber Mobilite ile Bağlı Araçlar

Türk Telekom'un mobil müşterilerinin haberleşmesini fiber teknolojisi üzerinden gerçekleştirmesi, Fiber Mobilite olarak adlandırılıyor. Müşterinin mobil cihazı ile bağlandığı baz istasyonu ile santral arasındaki veri iletimi fiber optik kablolar aracılığıyla sağlanıyor, bu durum özellikle 5G ile birlikte kritik bir önem taşıyor. 5G sayesinde daha yüksek hacimde mobil internet kullanımı, yüksek hız ve uzun mesafelerde daha düşük gecikme ile trafik aktarımı mümkün hale geliyor. Türk Telekom, 81 ilde mobil altyapısındaki fiberleşme oranını her geçen gün artırarak dijital dönüşüme katkıda bulunuyor ve Türkiye'yi yeni nesil teknolojilere hazırlıyor.

Otomobiller giderek "tekerlekli bilgisayarlar" haline gelirken, Türk Telekom'un iki yönlü stratejisi kritik bir boşluğu dolduruyor. Fiziksel altyapı alanında E4 Şarj, elektrikli araçların yaygınlaşması için gerekli şarj ağını kurarak yerli üretimi teşvik ediyor ve şehir merkezlerinden ticari alanlara kadar geniş bir kapsama sağlıyor. Dijital altyapı açısından ise Fiber Mobilite ve 5G, bağlı araçlar için gerekli düşük gecikmeli, yüksek hızlı bağlantıyı mümkün kılıyor. Bu altyapı, Araç-Her Şey iletişimi, kablosuz yazılım güncellemeleri ve otonom sürüş için gerekli gerçek zamanlı veri aktarımını sağlıyor.

Küresel Deneyimden Yerel Çözüme

Türk Telekom'un ana şirketi Deutsche Telekom'un küresel otomotiv bağlantı deneyiminden de yararlanılıyor. BMW müşterileri, Avrupa'daki tüm yollarda kalıcı olarak yüklenmiş anten aracılığıyla internete bağlanabiliyorlar. HotSpot Drive, akıllı telefon hotspotlarına göre çok daha hızlı ve kesintisiz bir akış sağlıyor. Deutsche Telekom, IoT bağlantısı ve 5G altyapısı alanında önde gelen sağlayıcılardan biri olarak Car2X iletişiminin gerçekleştirilmesinde merkezi bir rol oynuyor. Bu deneyim, Türk Telekom'un Türkiye'deki otomotiv dönüşümünde stratejik adımlar atmasını sağlıyor.

Türk Telekom, otomotiv dönüşümünde sadece bir hizmet sağlayıcısı olmaktan öte, ekosistem yaklaşımıyla hareket ediyor. E4 Şarj ile elektrikli araçların enerji ihtiyaçlarını karşılarken, Fiber Mobilite ve 5G ile bağlı araçların veri ihtiyaçlarını sağlıyor. Aynı zamanda sürdürülebilirlik ve yerli üretime yaptığı yatırımlarla Türkiye'nin otomotiv teknolojisinde bağımsızlığını destekliyor. Araçlar, telefonlarımızla konuşan, sürekli güncellenen ve bize özel deneyimler sunan platformlara dönüştükçe, Türk Telekom gibi telekomünikasyon şirketlerinin rolü de değişiyor. Artık yalnızca telefon görüşmeleri sunan firmalar değil, aynı zamanda araçların beyin ve sinir sistemini besleyen altyapı sağlayıcıları olarak konumlanıyorlar.

Etiketler

#dijital yerli #bağlı araç #yapay zeka #otomobil teknolojisi #akıllı telefonlar #kuşak değişimi #teknoloji entegrasyonu

Videolar