Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

12 Mart 2026 Perşembe İstanbul 4°C

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

Gelecek Nesil Güzellik Hikayesi: Yenilikçi Bir Bakış Açısı

E
Yazar Medya
5 dk okuma 49 okunma Yayınlanma: 12 Mart 2026 18:52 Güncelleme: 12 Mart 2026 21:09
Gelecek Nesil Güzellik Hikayesi: Yenilikçi Bir Bakış Açısı
Gelecek Nesil Güzellik Hikayesi: Yenilikçi Bir Bakış Açısı Foto: Yazar Medya

Flormar ile Özge Tanju'nun Görüşmesi

Flormar'ın Global CMO'su Özge Tanju ile markanın hedefleri, Hande Erçel işbirliğiyle gerçekleştirilen yeni kampanya ve Flormar’ın geçirdiği dönüşümler hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yeni Dönem ve Dönüşüm

Flormar, Türkiye'deki liderliğini uluslararası arenaya taşımayı amaçlayan yeni bir döneme adım atıyor. Bu strateji, yalnızca pazar genişlemesiyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda marka kimliği, ürün geliştirme ve iletişim tarzında kapsamlı bir değişimi ifade ediyor. Hande Erçel ile hayata geçirilen “Kendi Volümünü Yarat” kampanyasını ve bu dönüşümü Özge Tanju ile değerlendirdik.

Flormar, Ortadoğu'da güçlü bir büyüme planı yapıyor ve bu nedenle Hande Erçel’i markasına dahil etti.

Hande Erçel’in marka yüzü olarak seçilmesi, Flormar’ın yaratıcı ekibinin tasarım dili ve ürün geliştirme süreçlerine nasıl bir etki sağladı? Bu işbirliği, markanın mevcut vizyonunu nasıl destekliyor? “Kendi Volümünü Yarat” ifadesi ile neyi kastettiğinizi merak ediyoruz.

Göz Kategorisindeki Güçlü Performans

Türkiye'de 1 numaralı makyaj markası olmamızın yanı sıra, yurtdışında özellikle Ortadoğu pazarında da önemli bir büyüme hedefliyoruz. Bu çerçevede, Türkiye dışında da tanınan bir isimle işbirliği yapmak istedik ve Hande Erçel’i bu strateji doğrultusunda tercih ettik. Hande’nin geniş bir coğrafyada sevilmesi, iletişim dilimizle güçlü bir uyum sağladı.

Makyaj kategorisi içinde göz, Türkiye’de ve Suudi Arabistan gibi büyük pazarlarda en kritik alt kategori olarak öne çıkıyor. Göz kategorisinde maskara, pazarın en büyük payını elinde bulunduruyor. Son iki yılda gerçekleştirdiğimiz lansmanlarla bu kategorideki pazar payımızı iki katına çıkardık. Uzun süreli ürün geliştirme süreçleri sonucunda, performansına güvendiğimiz Volume Up maskarayı, göz kategorisindeki iddiamızı artıracak stratejik bir lansman olarak Hande Erçel ile birlikte konumlandırdık. Bu kampanya, uzun vadeli bir iletişim platformunun ilk adımını oluşturuyor ve yeni filmlerle devam edecek.

İletişim stratejinizde dijital alanda yalnızca kendi kategorinizle değil, tüm içeriklerle rekabet ettiğinizi unutmayın.

İletişim alanında, özellikle dijital platformlarda, insanları reklam izlemeye değil, hayatın içinden gelen içeriklere çekmeye çalışıyorsunuz. Bu nedenle, klasik ürün odaklı anlatımlar yerine, izleyicinin ilgisini çekecek ve Flormar’ın Akdeniz esintisini yansıtan bir filmle başlamayı tercih ettik. “Kendi Volümünü Yarat” söylemi de ürün faydasının yaratıcı bir yorumudur.

Akdeniz Esintisi ve Konumlandırma

Flormar’ı Akdeniz esintisi ile ilişkilendiriyorsunuz. Bu, markanın uzun süredir benimsediği bir yaklaşım mı yoksa yeni bir iletişim stratejisi mi?

Aslında bu, yaklaşık 4-5 yıl önce belirlediğimiz bir konumlandırmadır. Ancak, böyle stratejik konumlandırmaların tüketicilere yansıması ve net bir şekilde algılanması zaman alabiliyor. Bu kampanya ile Akdeniz esintisi kimliğimizi daha belirgin hale getirmeyi hedefledik. Tüketiciler açısından bu eşleşmenin henüz yeterince net olmadığını düşündüğümüz için kampanyayı bu konumlandırmayı güçlendirmek için bir fırsat olarak değerlendirdik.

Trendlerle Uyum Sağlamak

Kozmetik dünyasında TikTok’ta yeni makyaj akımlarıyla karşılaşmak artık olağan bir durum. Böyle bir durumda mevcut koleksiyonunuz bu akımlarla örtüşmüyorsa nasıl bir yol izliyorsunuz?

Bu tespit oldukça doğru. Geniş bir ürün yelpazemiz var; yaklaşık iki bin ürün bulunuyor. Kendi mağaza ağına sahip olmamız, bu ürünlerin büyük bir kısmını sürekli erişilebilir kılmamıza olanak tanıyor. Böylece önemli bir esneklik sağlıyoruz. Eğer mevcut lansman planımıza uygun olmayan bir durum ortaya çıkarsa, mevcut ürünlerimiz arasından hızlıca alternatifler sunabiliyoruz. Geniş mağaza ağımız ve beauty asistanlarımız sayesinde bu geçişleri etkin bir şekilde yönetebiliyoruz. Sheer Up, bunun en iyi örneklerinden biridir. 2025 yılında, hem en çok satan rujlarımızdan biri oldu hem de pazarın en çok tercih edilen rujlarından biri haline geldi. Global ölçekte, 2025 boyunca her 10 saniyede bir Sheer Up satıldı. Bu başarının temelinde, değişen tüketici beklentilerini erken fark etmemiz yatıyor.

Yeni nesil tüketiciler, “kusursuz güzellik” yerine “kusurlu güzellik” anlayışını benimsiyor.

Güzellik Algısındaki Dönüşüm

Kozmetik sektöründe uzun yıllar “mükemmeliyet” algısı ön plandayken, günümüzde yeni nesil “kusurlu güzelliği” daha fazla sahipleniyor. Bu dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kesinlikle. Tüketici davranışlarını incelediğimizde, bu dönüşümün iki ana dinamik tarafından tetiklendiğini görüyoruz. Birincisi Gen Z. Yeni nesil, birçok şeyi daha doğal ve zahmetsiz bir şekilde yapmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, yalnızca makyaj tercihlerini değil, hayatlarının birçok alanındaki davranış biçimlerini de etkiliyor.

İkinci büyük kırılma noktası ise pandemi dönemidir. Pandemi, insanların kendilerini daha fazla önceliklendirmelerine neden oldu. Öncelikle dış görünüşe odaklanan bir yaklaşım varken, pandemi sonrası yaptığımız araştırmalarda “Ben kendimi iyi hissetmek için makyaj yapıyorum” anlayışının daha belirgin hale geldiğini gözlemledik. Örneğin, reklam filmimizde Hande Erçel’in anatomik olarak hafif yamuk bir kirpiği var. Bunu düzeltmemeyi özellikle tercih ettik. Hatta sonrasında “düzeltilebilirdi” şeklinde yorumlar aldık. Ancak biz bunun olduğu gibi kalmasını istedik, çünkü gerçeklik ve doğallık, markamızın yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturuyor.

Tüketici Beklentileri ve Sürdürülebilirlik

Tüketici beklentileri hızla değişiyor; şeffaflık, içerik bilgisi ve sürdürülebilirlik gibi konular öne çıkıyor. Bu değişim Flormar’ın pazarlama dilini nasıl etkiliyor?

Sürdürülebilirlik, iletişime geçmeden önce bu alanda gerçekten somut adımlar atmayı gerektiriyor. Bu, firmaların temel sorumluluklarından biridir. Hatta bunun tüketici beklentisinden bağımsız olarak başlaması gerektiğine inanıyorum. Sorumluluk sahibi firmalar, hangi içeriğin nasıl etkileri olabileceğini tüketiciden daha iyi bilmektedir. Dolayısıyla sürdürülebilirlik, tüketici beklentisinden önce, kurumların kendi sorumluluk bilinciyle başlamalıdır.

Etiketler

#Flormar #Özge Tanju #Hande Erçel #güzellik kampanyası #marka dönüşümü #Ortadoğu pazarı #makyaj markası #iletişim stratejisi

Videolar