Uyuşturucu Operasyonlarının Gündemi
Özellikle ünlü şahsiyetlere yönelik gerçekleştirilen geniş kapsamlı uyuşturucu operasyonları, ülkenin gündem maddelerinden birini teşkil etmekte. Bu durum, çeşitli açılardan ele alınarak, siyasi boyutu veya sıklıkla magazinsel yönü üzerinden farklı yorumlara tabi tutulmaktadır.
Hukuki Sorunlar ve Gizlilik İhlalleri
Hukuk açısından, yürütülen ceza soruşturmalarında bazı sakıncalı noktalar dikkat çekmektedir. Kısaca ifade etmek gerekirse, bir kişinin vücudundan (kan, idrar vb.) örnek alarak uyuşturucu kullanıp kullanmadığı rastgele bir şekilde teste tabi tutulamaz. Bunun için, bir uyuşturucu suçu veya uyuşturucu kullanımına dair herhangi bir suç işlediğine dair bir delil bulunmalıdır. Ancak medyaya yansıyan bilgilere göre teste tabi tutulan kişilerin birçoğunun uyuşturucu kullanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum, bir yandan hukuksuz bir takip izlenimi yaratırken, diğer yandan soruşturmanın gizliliğinin ihlali (TCK m. 285) ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak paylaşılması ve ele geçirilmesi (TCK m. 136) suçlarının sistematik olarak işlendiğini göstermektedir.
Uygulamanın bu nedenlerle oldukça ciddi bir boyutta olduğu söylenebilir. Bizler ise bu yazıda, direnç noktamızı özgürlük perspektifine yerleştirerek uyuşturucu kullanma suçuna hukuki ve ilkesel bir bakış açısı sunmaya gayret edeceğiz.
Bireysel Özgürlük ve Ceza Hukuku
Kişinin kendi iradesiyle kendini tehlikeye atması ve hatta zarar vermesi mümkündür. Liberal hukuk sistemleri, birey özgürlüğünü önceleyerek, otonom alana müdahaleden kaçınma eğilimindedir.
Özellikle “son çare” (ultima ratio) olan ceza hukuku alanında, yalnızca bireyin kendisi üzerinde sonuç doğuran eylemlerinin suç sayılabileceği kabul edilmektedir. En basit örnek olarak, intihar etmek suç değildir. Bu durum, tüm hak kullanımını sona erdiren bir eylem dahi ceza hukuku açısından herhangi bir sonuç doğurmaz.
Ancak elbette ki hukuk sistemi yalnızca ceza hukukundan ibaret değildir. Devletin koruma görevi, bazı alanlarda bireysel özbelirlenimi aşabilir. Bunun en belirgin örnekleri trafik kurallarında görülmektedir. Motosiklet kullanırken kask takmak ve motorlu araçta emniyet kemeri takmak zorunludur. Bu kuralların ihlali kabahat sayılır ve “trafik cezası” ile yaptırılır (bkz. KTK m. 78). Devletin, temel hakları tehdit eden durumları önlemeye yönelik pozitif bir yükümlülüğü bulunmaktadır.
Liberal hukuk sistemlerinde, ceza hukukuna yönelik müdahalenin meşruluğu, ilgili eylemin bireyselliği ile ters orantılıdır. Yani eylemin başkaları veya toplum için oluşturduğu zarar potansiyeli arttıkça, bu eylemin kısıtlanmasına yönelik müdahaleler de meşrulaşır. Kişinin yalnızca kendi hakkı üzerindeki tasarrufları bakımından değil, iradenin özgürlüğü (örneğin baskı altında olmama) ve irade yeteneği (örneğin bir akıl hastalığının etkisi altında olmama) çerçevesinde bir müdahale düşünülebilir.
Uyuşturucu Kullanımının Suç Sayılması
Uyuşturucunun bireysel kullanımı, suç olarak kabul edilmesi açısından bu gerilimin tam merkezinde yer almaktadır. Bu bağlamda, uluslararası ölçekte bir liberalleşme eğilimi söz konusudur; birçok ülke sınırlı bir yasallaştırma yoluna gitmekte veya bunu tartışmaktadır. Örneğin Almanya, 2024 yılında bireysel özgürlükler lehine bir değişim gerçekleştirmiş ve esrar maddesinin bireysel kullanımı, bulundurulması (25 gr. üstü, evde 50 gr. ile sınırlı) ve yetiştirilmesi (üç bitki ile sınırlı) için kısmi bir serbestlik tanımıştır. Alman yasa koyucusu, bu düzenlemenin karaborsanın engellenmesi, kullanıcıların sağlığının korunması ve gençlerin daha etkin korunmasını amaçladığını belirtmiştir.
Türk Ceza Kanunu'na (madde 191) göre ise, uyuşturucu bulundurmak ve kullanmak kesinlikle suçtur. Ne uyuşturucunun türü ne de miktarı açısından bir istisna tanınmamaktadır. Aynı maddede (fıkra 2 vd.) belirtilen “kamu davasının ertelenmesi” ve “denetimli serbestlik” imkânı, cezasızlık rejimi değil, yargılama ve infaz ile ilgili bir istisna oluşturmaktadır.
Kişinin sadece uyuşturucu kullanıyor olması suç olarak düzenlenebilir mi? Bu mutlak yasak, insan haklarının özüne ilişkin özbelirlenim hakkına orantısız bir müdahale teşkil etmez mi?
Müdahale Argümanları
Burada devletin müdahale imkânı lehine iki ana argümandan söz edilebilir: biri bireysel, diğeri toplumsaldır.
Bireysel argümanı kısaca özetlemekte fayda var. Kişi, uyuşturucu bağımlısı veya yoğun madde etkisi altında olduğunda, uyuşturucu kullanımına dair karar ve eylemlerinin “hür irade” ile gerçekleştiği şüpheli hale gelir. Hür iradenin olmadığı durumlarda özbelirlenim tehlikeye girmektedir. Bu durumda paternalistik müdahalenin meşruluğu kendiliğinden genişler. Ancak her uyuşturucu kullanıcısının bağımlı olmadığı dikkate alındığında, burada mutlak yasağı ve istisnasız ceza hukuku müdahalesini meşrulaştıran bir alan mevcut değildir. Bireyi, kendi iradesine aykırı olarak ve kendisi için ceza tehdidi ile korumak (katı paternalizm) liberal hukuk sistemi ile bağdaşmamaktadır. Ancak önleyici ve caydırıcı tedbirler uygulanabilir; bunlar devletin koruma yükümlüğü çerçevesinde değerlendirilebilir.
Toplumsal nitelikteki argümana gelecek olursak, hür iradenin ve özbelirlenimin yokluğu gibi durumlar, bireyin kendisi dışındakileri ve/veya toplumu tehlikeye atması da müdahaleyi meşrulaştırabilir. Bu bağlamda, uyuşturucu kullanımı bir toplum sağlığı sorunu olarak değerlendirilmektedir. Böylece birey, kendine verdiği zarardan ziyade toplumu tehlikeye attığı için meşru bir biçimde cezalandırılabilir.
Toplum Sağlığı ve Uyuşturucu Kullanımı
Peki, toplum sağlığı nedir? Toplum sağlığı kavramı, devletin eylemleriyle toplumun bireylerinin sağlığını korumasına yönelik olmalıdır. Burada akla ilk gelen örnek, bulaşıcı hastalıkların önlenmesidir. Çünkü hastalığın "bulaşması", durumu kişisel bir sağlık sorunundan çıkarıp toplumsal bir mesele haline getirir.
Benzer bir bakış açısıyla, uyuşturucu kullanımının “yaygınlaşması” da bir toplum sağlığı meselesi olarak kabul edilmelidir. Bu, devletin bireysel alana belirli bir ölçüde müdahalesini meşrulaştırabilir. Ancak bu ölçünün belirlenmesi oldukça karmaşık bir meseledir. Zira tek seferlik ve kimsenin haberi olmadan (örneğin, satın alınmaksızın, tesadüfen ele geçen bir maddenin kullanılması) uyuşturucu kullanımı toplumsal bir tehlike oluşturmayacaktır.